Dr. Hacı Hasan Yeter

Kronik Böbrek Hastalığı
Böbrek Nakli
Periton Diyalizi
Hemodiyaliz

Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Uzmanı

Hasta Odaklı Kronik Böbrek Hastalığı Nedir?

Kronik böbrek hastalığı (KBH), yalnızca glomerüler filtrasyon hızındaki (GFR) azalma ya da laboratuvar parametreleriyle tanımlanan biyomedikal bir durum değildir. 
KBH; hastanın günlük yaşamını, psikososyal durumunu, tedaviye uyumunu, yaşam kalitesini ve geleceğe dair beklentilerini derinden etkileyen kronik, ilerleyici ve çok boyutlu bir hastalıktır. 

Bu nedenle modern nefrolojide yaklaşım, yalnızca hastalığı değil hastayı merkeze alan bir bakış açısını zorunlu kılar.

Hasta odaklı kronik böbrek hastalığı, tanıdan tedaviye, izlemden karar süreçlerine kadar tüm aşamalarda hastanın değerlerini, tercihlerini, yaşam koşullarını ve hedeflerini dikkate alan bir bakım modelini ifade eder.
Doç. Dr. Hacı Hasan Yeter
Nefroloji Uzmanı
Doğum Yeri / Tarihi: Kahramanmaraş, 17 Mart 1986
Evli ve 1 kız çocuk babası

Eğitim
Tıp Fakültesi:Hacettepe Üniversitesi (2011)
İç Hastalıkları Uzmanlığı: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (2016)
             Tez: Septik şok hastalarında hipokalseminin değerlendirilmesi: Vitamin D ve paratiroid hormon yanıtı
Nefroloji Yan Dal Uzmanlığı: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi (2020)

Akademik Ünvan
Doçent Doktor (Nefroloji) – 23 Şubat 2024

Çalıştığı Kurum
Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı – Nefroloji Bilim Dalı

İlgi Alanları
Periton diyalizi ve Artımlı periton diyalizi

Böbrek nakli


Rezidüel böbrek fonksiyonunun korunması


Trombotik mikroanjiyopatiler


Uzaktan hasta izlem sistemleri


Kardiyorenal sendrom


Glomerüler hastalıklar


Bilimsel Yayınları

https://avesis.hacettepe.edu.tr/hasan.yeter
  • Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri, Altındağ/Ankara, Türkiye

Doç.Dr H.HASAN YETER NEFROLOJİ UZMANI

Kreatinin Yüksekliği: Neden Yükselir? Ne Zaman Tehlikelidir?
0 Yorumlar

Böbrek hastalıklarının en sık kullanılan göstergelerinden biri kreatinin değeridir. Kan tahlilinde kreatinin yüksek çıktığında birçok kişi "Böbreklerim mi iflas ediyor?" endişesi yaşar. Oysa kreatinin yüksekliği her zaman aynı anlama gelmez.Bu yazıda kreatininin ne olduğunu, neden yükseldiğini, hangi durumlarda tehlikeli olduğunu ve ne zaman nefroloji uzmanına başvurmanız gerektiğini ayrıntılı olarak anlatacağız.

Devamını Okuyun  
Kreatinin Yüksekliği Nedir? Her Kreatinin Yüksekliği Böbrek Yetmezliği Anlamına mı Gelir?
0 Yorumlar

Kreatinin yüksekliği, böbrek hastalıkları nedeniyle nefroloji polikliniklerine başvurunun en sık nedenlerinden biridir. Ancak birçok kişi için "kreatinin yüksek" ifadesi gereksiz kaygıya yol açabilir. Gerçekte ise kreatinin yüksekliğinin birçok farklı nedeni vardır ve her zaman kalıcı böbrek hasarı anlamına gelmez. Bu yazıda kreatininin ne olduğunu, neden yükselebileceğini ve hangi durumlarda bir nefroloji uzmanına başvurmanız gerektiğini açıklıyoruz.

Devamını Okuyun  
Her Protein Kaçağı Tehlikeli midir?
0 Yorumlar

Her protein kaçağı tehlikeli midir? Hayır.Bazı durumlarda geçici proteinüri olabilir: Ağır egzersiz sonrası,Ateşli hastalık sırasında,Susuz kalınca,Yoğun stres dönemlerinde geçici protein artışı görülebilir. Ancak kalıcı protein kaçağı mutlaka araştırılmalıdır.

Devamını Okuyun  
Protein Kaçağı (Proteinüri) Nedir? Ne Zaman Şüphelenilmeli?
0 Yorumlar

Böbreklerimiz vücudumuzun en önemli filtre sistemlerinden biridir. Her gün litrelerce kan böbreklerden geçer ve bu süreçte vücut için gerekli maddeler korunurken, zararlı atık ürünler idrar yoluyla uzaklaştırılır. Sağlıklı çalışan bir böbrek, kandaki değerli proteinlerin büyük kısmını vücutta tutar. Ancak bazı durumlarda böbreğin filtre yapısında bozulma meydana gelir ve normalde idrara geçmemesi gereken proteinler idrarla kaybedilmeye başlar. Bu durum protein kaçağı veya tıbbi adıyla proteinüri olarak adlandırılır. Protein kaçağı bazen hiçbir belirti vermeden yıllarca ilerleyebilir. Bu nedenle erken tanı böbrek sağlığının korunmasında kritik öneme sahiptir. Özellikle hipertansiyon, diyabet veya ailesinde böbrek hastalığı bulunan kişilerde düzenli kontroller büyük önem taşır.

Devamını Okuyun  
Her yüksek tansiyon hastası ilaç kullanmak zorunda mı?
0 Yorumlar

Hipertansiyonun tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri her hasta için temel basamaktır. Bazı kişilerde ilaç ihtiyacını geciktirebilir veya azaltabilir; ancak uygun hastalarda ilaç tedavisinin yerini her zaman tutmaz. Amaç sadece tansiyon değerini düşürmek değil; kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları uzun yıllar korumaktır. Unutmayın: Hipertansiyon sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Kendinizi iyi hissetmeniz tansiyonunuzun kontrol altında olduğu anlamına gelmez. Düzenli ölçüm, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde uygun ilaç tedavisi birlikte uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilir.

Devamını Okuyun  
Hipertansiyonda Beslenme: Tansiyonunuzu Sofranızda Kontrol Edin
0 Yorumlar

Hipertansiyon tedavisinde ilaçlar kadar yaşam tarzı değişiklikleri de önemlidir. Özellikle beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, kan basıncının düşürülmesine ve kullanılan ilaç sayısının azaltılmasına yardımcı olabilir. Araştırmalar, doğru beslenme ile sistolik kan basıncında 5–15 mmHg'ye kadar düşüş sağlanabileceğini göstermektedir.

Devamını Okuyun  
Hipertansiyon Nedir? Neden Önemlidir?
0 Yorumlar

Hipertansiyon: Sessiz İlerleyen Bir Hastalık Hipertansiyon (yüksek tansiyon), kanın damar duvarlarına normalden daha yüksek basınçla uygulanması durumudur. Dünya genelinde en sık görülen kronik hastalıklardan biridir ve kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek yetmezliğinin en önemli nedenleri arasında yer alır. Hipertansiyonun en önemli özelliği, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle sıklıkla "sessiz katil" olarak adlandırılır.

Devamını Okuyun  
Doğru Kan Basıncı Ölçümü: Temel Kurallar
0 Yorumlar

Tansiyonunuzu ölçmeden önce 5 dakika dinlenin, sırtınızı destekleyin, ayaklarınızı yere koyun, kolunuzu kalp seviyesinde tutun ve 1 dakika arayla iki kez ölçün. Kararınızı tek ölçüme göre değil, bir haftalık ortalamaya göre verin.

Devamını Okuyun  
Diüretikler (İdrar Söktürücüler) Nasıl Kullanılmalıdır?
0 Yorumlar

Diüretikler, halk arasında "idrar söktürücü" olarak bilinen ilaçlardır. Böbreklerin idrarla daha fazla su ve tuz atmasını sağlayarak vücuttaki fazla sıvının uzaklaştırılmasına yardımcı olurlar. Özellikle kalp yetmezliğinde, nefrotik sendromda, karaciğer yetmezliklerinde ve bazen de ileri evre böbrek yetmezliğinde yaygın olarak kullanılırlar. Bu ilaçların kullanımında bireyselleştirme ve hastaya özel yaklaşım tedavide iyi sonuçlar için olmazsa olmazdır.

Devamını Okuyun  
Ürik Asit Yüksekliği (Hiperürisemi)
0 Yorumlar

Ürik asit yüksekliği tek başına her zaman hastalık anlamına gelmez ve tedavi gerektirmez. Ancak gut, böbrek taşı veya çok yüksek seviyeler varsa tedavi gerekebilir. Ürik asidi düşürmenin ilk adımı sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve yeterli sıvı alımıdır

Devamını Okuyun  
Diyaliz yorgunluğu neden olur?
0 Yorumlar

Hemodiyaliz sonrası birkaç saatlik hafif yorgunluk sık görülür. Ancak gün boyu süren veya ertesi güne uzayan halsizlik normal kabul edilmez. Bu durumda sıvı çekim miktarı, tansiyon düşmeleri, anemi, beslenme durumu ve diyaliz reçetesi yeniden değerlendirilmelidir.

Devamını Okuyun  
İdrarda Köpürme = Protein Kaçağı mı?
0 Yorumlar

İdrarda köpük çoğu zaman fark edilip geçilir, ancak bazen önemli bir sinyal olabilir. Özellikle kalıcı ve yoğun köpüklenme, idrarda protein kaçağının (proteinüri) erken bir belirtisi olabilir. Böbrekler normalde proteini tutar; bu denge bozulduğunda idrarda köpük oluşabilir. Her köpük zararsız değildir—devam ediyorsa dikkate alınmalıdır. Erken fark etmek, böbrek sağlığını korumada kritik rol oynar.

Devamını Okuyun  

Böbrek hastalığının erken belirtileri nelerdir?

Erken evre kronik böbrek hastalığı çoğu zaman belirti vermez. Bu nedenle de böbrek hastalığı için risk faktörü olan (şeker hastalığı, hipertansiyon, ailede böbrek hastalığı, taş hastalığı, vb.) bireyler düzenli takip edilmezse hastalık bazen diyaliz aşamasına gelene kadar fark edilmeyebilir.   Hastalık ilerledikçe halsizlik, bacaklarda şişlik, yüksek tansiyon, gece sık idrara çıkma, iştahsızlık ve bulantı görülebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin nefrolog kontrolünde düzenli kontrol yaptırması önemlidir.

Böbrek biyopsisi hangi durumlarda yapılır?

İdrarda yüksek miktarda protein kaçağı, nedeni açıklanamayan böbrek fonksiyon bozukluğu, bazı sistemik hastalıklar veya glomerül hastalığı şüphesinde böbrek biyopsisi gerekebilir. İşlem lokal anestezi altında yapılır ve çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir.

İdrarda protein kaçağı neden önemlidir?

Proteinüri, böbrek hasarının en erken belirtilerinden biridir. Tedavi edilmediğinde böbrek fonksiyonlarının daha hızlı bozulmasına neden olabilir. Erken tanı ve uygun tedavi ile protein kaçağı azaltılabilir ve böbrekler uzun yıllar korunabilir.

Böbrek hastalığında ne kadar su içmeliyim?

Herkes için geçerli tek bir su miktarı yoktur. Günlük sıvı ihtiyacı; böbrek fonksiyonlarına, kalp hastalığına, kullanılan ilaçlara ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Gereğinden fazla su içmek de bazı hastalarda zararlı olabilir. Size uygun sıvı miktarı nefroloji değerlendirmesi ile belirlenmelidir.

eGFR nedir?

eGFR, böbreklerin kanı süzme kapasitesini gösteren hesaplanmış bir değerdir. Kreatinin ile birlikte değerlendirilir. Düşük eGFR her zaman kalıcı böbrek hastalığı anlamına gelmese de, özellikle üç aydan uzun süre düşük seyrediyorsa ayrıntılı değerlendirme gerektirir. 

Böbrek hastalığı olan kişilerde beslenme nasıl olmalıdır?

Beslenme planı hastalığın evresine göre değişir. Tuz tüketiminin azaltılması, sağlıklı kilonun korunması ve uygun protein alımı önemlidir. Potasyum, fosfor ve sıvı kısıtlaması ise her hastaya gerekli değildir; bu nedenle kişiye özel beslenme planı oluşturulmalıdır.

Diyaliz ne zaman gündeme gelir ve hangi diyaliz türleri vardır?

Diyaliz; böbreklerin atıkları ve fazla sıvıyı yeterince uzaklaştıramadığı ileri evre böbrek yetmezliğinde, bazı durumlarda da akut böbrek hasarında geçici olarak gündeme gelir. Karar yalnızca bir laboratuvar değerine göre değil; bulantı-kusma, iştahsızlık, sıvı yüklenmesi, kontrol edilemeyen tansiyon, ciddi elektrolit bozukluğu (özellikle potasyum yüksekliği), asidoz ve üremik belirtiler gibi klinik bulgularla birlikte verilir. Başlıca iki yöntem vardır: Hemodiyaliz (damar yolu/AV fistül üzerinden cihazla) ve periton diyalizi (karın zarını kullanarak evde uygulanabilen yöntem). Hangi yöntemin uygun olacağı; yaşam tarzı, damar yapısı, eşlik eden hastalıklar ve hasta tercihine göre nefroloji uzmanı tarafından planlanır.

Böbrek sağlığı için hangi ilaçlardan kaçınmalıyım veya dikkatli kullanmalıyım?

Bazı ilaçlar böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir veya mevcut böbrek hastalığında doz ayarlaması gerektirebilir. Özellikle ağrı kesici olarak sık kullanılan NSAİİ grubu (ibuprofen, naproksen, diklofenak vb.) uzun süreli veya kontrolsüz kullanıldığında böbrek hasarı riskini artırabilir; susuz kalma, ileri yaş, hipertansiyon ve diyabet varlığında risk daha da yükselir. Ayrıca bazı antibiyotikler, kontrast madde içeren görüntülemeler öncesi kullanılan ajanlar ve bitkisel/“doğal” takviyeler de böbrekler açısından sorun yaratabilir. Düzenli ilaç kullanan veya böbrek fonksiyonları sınırda olan kişilerin yeni bir ilaca başlamadan önce nefroloji/ilgili hekimle görüşmesi, gerekirse kreatinin-eGFR ve elektrolitlerle izlem yapılması önerilir.

Kreatinin yüksekliği böbrek yetmezliği anlamına gelir mi?

Hayır. Geçici sıvı kaybı, bazı ilaçlar veya yoğun egzersiz gibi nedenlerle de yükselebilir. Ancak nedeni mutlaka araştırılmalıdır.

Bol su içmek kreatinini düşürür mü?

Eğer yükselme sıvı eksikliğine bağlıysa evet. Ancak kronik böbrek hastalığında gereğinden fazla su içmek fayda sağlamaz, hatta bazı hastalarda zararlı olabilir.

Kreatinin yüksekliği diyaliz gerektirir mi?

Hayır. Diyaliz kararı yalnızca kreatinin değerine göre verilmez. Hastanın genel durumu, potasyum seviyesi, sıvı yükü, asit-baz dengesi ve belirtileri birlikte değerlendirilir.

Spor yapmak kreatinini yükseltir mi?

Evet. Yoğun egzersiz ve fazla kas kitlesi kreatinin düzeyini hafif artırabilir.

Kreatinin yüksekliği düzelebilir mi?

Nedene bağlıdır. Akut böbrek hasarı, sıvı kaybı veya ilaçlara bağlı yükselmeler tamamen düzelebilir. Kronik böbrek hastalığında ise amaç, böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatmak ve ilerlemesini önlemektir.