08 Sep
08Sep


Çok su içmek böbrekleri temizler mi?

Böbreklerimizin temel görevlerinden biri kandaki atık maddeleri süzmek, vücudun su ve elektrolit dengesini düzenlemek ve fazla sıvının idrarla uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Bu nedenle yeterli sıvı almak önemlidir. Ancak bundan “ne kadar çok su içersem böbreklerim o kadar iyi temizlenir” sonucu çıkarılmamalıdır. Sağlıklı böbrekler, vücudun ihtiyacına göre idrar miktarını ve yoğunluğunu ayarlayabilir. Susuz kalmak böbrekler açısından sorun oluşturabilir. Ancak ihtiyaçtan çok daha fazla su içmenin de böbrek fonksiyonlarını artırdığı veya böbrek hastalığını tedavi ettiği söylenemez. 

Amaç mümkün olduğunca fazla su içmek değil, kişinin ihtiyacına uygun miktarda sıvı almaktır.

Herkes günde 2–3 litre su içmeli mi?

Hayır. Günlük sıvı ihtiyacı;

  • kişinin yaşı ve vücut yapısına,
  • fiziksel aktivitesine,
  • hava sıcaklığına,
  • terleme miktarına,
  • beslenmesine,
  • kullandığı ilaçlara,
  • kalp ve böbrek fonksiyonlarına,
  • günlük idrar miktarına

göre değişebilir. Bu nedenle “her yetişkin mutlaka günde 3 litre su içmelidir” şeklinde evrensel bir kural yoktur. Üstelik burada “su” ile “toplam sıvı” kavramlarının da birbirinden farklı olduğunu unutmamak gerekir. Çay, kahve, ayran, süt ve çorba gibi tüketilen diğer sıvılar da günlük sıvı alımına katkıda bulunur.

Kreatinin yüksekse bol su içmek kreatinini düşürür mü?

Bu da çok sık sorulan bir sorudur. Cevap, kreatinin yüksekliğinin nedenine bağlıdır. Bir kişi susuz kalmışsa, örneğin yoğun ishal veya kusma yaşamışsa, aşırı terlemişse veya yeterince sıvı alamamışsa böbreğe ulaşan kan akımı azalabilir. Böyle bir durumda kreatinin yükselebilir ve uygun sıvı desteğiyle böbrek fonksiyonları düzelebilir. Ancak kronik böbrek hastalığı nedeniyle kreatinini yüksek olan bir kişinin çok fazla su içmesi böbrekteki yapısal hasarı ortadan kaldırmaz. 

Yani:Kreatinin yüksekliği = daha fazla su içmeliyim

şeklinde otomatik bir denklem kurmak doğru değildir. Önemli olan kreatininin neden yükseldiğinin belirlenmesidir.


Kronik böbrek hastaları ne kadar su içmeli?

Kronik böbrek hastalığının erken dönemlerinde birçok hastanın özel olarak sıvı kısıtlamasına ihtiyacı olmayabilir. Ancak böbrek fonksiyonları ileri derecede azaldığında vücudun fazla suyu uzaklaştırma kapasitesi bozulabilir. Bu durumda aşırı sıvı tüketimi;

  • ayaklarda ve bacaklarda şişme,
  • kilo artışı,
  • tansiyon yüksekliği,
  • nefes darlığı,
  • akciğerlerde sıvı birikmesi

gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle özellikle ileri evre kronik böbrek hastalarında günlük sıvı miktarı hastanın idrar miktarı, ödem durumu, kan basıncı, kalp fonksiyonları ve kullandığı ilaçlarla birlikte değerlendirilmelidir.

Böbrek taşı olanlar daha fazla su içmeli mi?

Burada durum biraz farklıdır. Böbrek taşı oluşumunun önlenmesinde yeterli sıvı alımı en önemli yaşam tarzı önlemlerinden biridir. Yeterli sıvı alındığında idrar daha seyreltilmiş olur ve taş oluşturabilecek maddelerin idrarda yoğunlaşma ihtimali azalır. Bu nedenle daha önce böbrek taşı düşürmüş kişilerde, herhangi bir sıvı kısıtlaması gerektiren hastalık yoksa, sıvı tüketiminin artırılması sıklıkla önerilir. Ancak taş hastalığında da yalnızca “çok su içmek” yeterli değildir. Taşın tipine göre tuz, hayvansal protein, kalsiyum ve oksalat tüketimi gibi faktörlerin de değerlendirilmesi gerekebilir. Özellikle tekrarlayan böbrek taşı olan hastalarda 24 saatlik idrar incelemesi ile kişiye özel risk faktörlerinin belirlenmesi yararlı olabilir.


Diyaliz hastaları çok su içebilir mi?

Genellikle hayır. Özellikle idrar miktarı belirgin şekilde azalmış veya tamamen sona ermiş diyaliz hastalarında alınan fazla sıvı vücuttan yeterince uzaklaştırılamaz. Bunun sonucunda iki diyaliz seansı arasında aşırı kilo artışı, ödem, hipertansiyon ve nefes darlığı gelişebilir. Hemodiyaliz hastalarında fazla sıvının kısa sürede diyaliz sırasında uzaklaştırılmaya çalışılması da tansiyon düşmesi, kramp ve dolaşım sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle diyaliz hastalarında günlük sıvı miktarı kişinin kalan idrar miktarına ve klinik durumuna göre bireysel olarak belirlenmelidir. Periton diyalizi hastalarında da sıvı yönetimi önemlidir; ancak önerilecek miktar hastanın günlük idrarı, periton diyaliziyle sağlanan ultrafiltrasyon, kan basıncı ve ödem durumuna göre değişir. Genel olarak eğer idrarı olan bir PERİTON DİYALİZ HASTASI İSENİZ SU TÜKETİMİ KONUSUNDA HEMODİYALİZ HASTALARINA GÖRE  DAHA SERBEST OLABİLİRİNİZ

Kalp yetmezliği ve böbrek hastalığı birlikteyse?

Bu hastalarda sıvı konusunda daha dikkatli olmak gerekir. Kalp yeterince etkili pompalayamadığında ve böbrek fonksiyonları da azaldığında vücutta sıvı birikme eğilimi artabilir. Bu nedenle “böbreğim için bol su içeyim” düşüncesi kalp yetmezliği olan bazı hastalarda ciddi sıvı yüklenmesine neden olabilir. Kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya belirgin ödemi bulunan kişiler günlük sıvı miktarını kendi kendilerine artırmamalıdır.

Çok fazla su içmek zararlı olabilir mi?

Evet. Kısa süre içerisinde vücudun atabileceğinden çok daha fazla su tüketilmesi kandaki sodyum düzeyinin aşırı düşmesine, yani hiponatremiye yol açabilir. Ağır hiponatremi;

  • bulantı,
  • baş ağrısı,
  • bilinç bulanıklığı,
  • nöbet

gibi ciddi belirtilere neden olabilir. Bu nedenle suyun da “ne kadar çok, o kadar iyi” mantığıyla tüketilmesi doğru değildir.

İdrarın rengi yeterli su içtiğimizi gösterir mi?

İdrar rengi günlük sıvı durumumuz hakkında kabaca fikir verebilir. Koyu sarı ve yoğun idrar, özellikle sıcak havalarda veya yoğun egzersiz sonrasında yetersiz sıvı alımının bir işareti olabilir. Ancak idrar rengini etkileyen ilaçlar, vitaminler ve bazı hastalıklar da vardır. Bu nedenle “idrarım tamamen renksiz olana kadar su içmeliyim” şeklinde bir hedef doğru değildir.


Polikistik böbrek hastalığında su tüketimi farklı mı?

Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında (ADPKD) su tüketimi ayrı değerlendirilmelidir. Güncel KDIGO önerilerinde, böbrek fonksiyonları yeterli olan ve fazla suyu atmasını engelleyecek bir durumu bulunmayan bazı ADPKD hastalarında gün içine yayılmış daha yüksek su alımı düşünülebilir. Ancak ileri böbrek yetmezliği olan veya sıvı yüklenmesi ya da hiponatremi riski bulunan hastalarda yüksek miktarda su tüketimi uygun olmayabilir. Ayrıca tolvaptan kullanan hastalarda su tüketimi ve susama yönetimi tedavinin önemli bir parçasıdır ve mutlaka tedaviyi düzenleyen hekimle birlikte planlanmalıdır.

Peki doğru miktarı nasıl anlayacağız?

Sağlıklı kişilerde susama hissi çoğu zaman sıvı alımının düzenlenmesinde iyi bir rehberdir. Sıcak hava, yoğun egzersiz, ateş, ishal ve kusma gibi sıvı kaybının arttığı durumlarda ihtiyaç artabilir. Ancak aşağıdaki durumlarda günlük sıvı miktarının kişiye özel belirlenmesi daha önemlidir:

Kronik böbrek hastalığı, 

ileri böbrek yetmezliği, 

diyaliz tedavisi,

 kalp yetmezliği, 

ciddi ödem, 

tekrarlayan böbrek taşı  

polikistik böbrek hastalığı.

Sonuç: Böbrekler için en iyisi “çok su” değil, “doğru miktarda su”dur

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.